Bursa Muradiye Külliyesi

Muradiye Külliyesi;Kültürpark’ın arkeoloji kapısının karşısında Çekirge Caddesi’nden ayrılıp sağa dönerek ilerlediğinizde Kaplıca Caddesi ile Hamzabey Caddesi’nin kesiştiği noktanın yakınında yer alır.Muradiye Külliyesi, Bursa’da Osmanlı Sultanları tarafından yaptırılan son külliyedir. Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılmış ve içinde bulunduğu semte ismini vermiştir. Cami, medrese, hamam, darüşşifa ve türbeden oluşan “Muradiye Külliyesi” daha sonraki dönemlerde şehzadelerin de buraya defnedilmesiyle türbelerle dolmuştur. Dolayısıyla “bugün Muradiye deyince sadece cami ya da II. Murad Türbesi değil; türbelerin topluca bulunduğu bahçe ve çevresi, sonuçta koca bir mahalle” akla gelmektedir.Türbelerin 12’si bir bahçe (hazire) içinde, biri dışarıdadır. Ama bu türbelerin hiç biri II. Murad dönemi eseri değildir. En eskisi olan Hüma Hatun Türbesini, oğlu Fatih Sultan Mehmed yaptırmıştır. Ötekiler de (1451-1481), II.Bayezid (1481-1512), Kanuni (1520-1566) dönemlerinde yaptırılmıştır.Külliye, ilk dönem Osmanlı külliyelerinin en kutsal ve en romantik atmosferli mekânı olarak ziyaret edilmektedir. Bursa’nın en güzel yeşil ve sessiz köşelerinden biri olan Külliye’nin bahçesinde sergilenen Osmanlı mezar taşlarını da görebilirsiniz.Ölüm ile yaşamı, rüya ile hakikati, hüzün ile huzuru bir arada tadabileceğiniz, hissedebileceğiniz bu mistik mekânın bahçesinde yer alan çınarlar, serviler, çiçekler arasında hem bedenen hem de ruhen dinlenebilirsiniz.

II. Murad Camii:1425/26 yılında yaptırılan II. Murad Camii, zaviyeli camiler grubuna girer. “Bursa Kemerli”girişi olan caminin planı, bu tipin en yalın biçimini yansıtır. Yapı, ana eksen üzerindeki kubbeli iki bölümle yanlardaki eyvanlardan oluşmaktadır. Buna karşılık,gerek dış gerekse iç süsleme bakımından zengindir.Dış cepheye renkli görünüşünü kazandıran taş ve tuğla işçiliğine,yer yer renkli sırlı tuğla ve çiniler de katılmıştır. Dış süslemeye genellikle geometrik motişer egemendir. Giriş cephesinin zengin süslemesine karşılık, öteki cephelerde yalın bir tuğla-taş duvar işçiliği egemendir. Bu özellik dönemin pek çok yapısında bulunmaktadır.Başlıca iç süslemeleri ise, duvarların alt bölümlerini kaplayan tek renkli çiniler ve çevrelerindeki çini bordürlerdir. Buna karşılık, mihrap süslemesinde çini bulunmamaktadır. Camii’nin önündeki beş birimli, kubbeli son cemaat yerinde iki adet antik granit sütun dikkatinizi çekecektir.Ortadaki kubbe zarif kabartmalara sahip olup,yine kabartma tekniğinde işlenmiş yaprak ve çiçek motişeri içeren geometrik süslemelerin bulunduğu ahşap giriş kapısı da dikkatinizi çekecek bir başka noktadır. Kapı kanatları, ahşap işçiliğin en güzel örneklerinden biridir.Caminin yanındaki güzelim bahçe, ulu çınarları,devasa mızrak ucu gibi yükselen servileri,çiçekleri ve mırıldayan çeşmeleriyle ziyaretçiye bir huzur hissi veriyor. Bu his, Osmanlı hanedanının tuğla ve taş sıralarıyla almaşık düzende örülmüş duvarlara sahip bir düzine türbesinin zarif melankolisiyle güzel bir karışım oluşturuyor.

II. Murad Türbesi Dünyevi zevkleri bilen aynı zaman da uhrevî aleme de gereken bağlılığı gösteren II. Murad’ın türbesi, külliyenin merkezinde, caminin güney-batısındadır.Mermerden bir eyvandan geçilerek türbeye girilmektedir.Ahşap saçağı son derece mükemmeldir.On iki köşe yıldızların etrafında, yaldızlı çiviler, geometrik süslemeler vardır.13,45 metre kenarları olan kare planlı türbede bulunan II. Murad’ın mezarı mermer levhalı olup, vasiyeti gereği, kubbenin orta kısmında genişçe bir bölüm yağmurun mezarın üzerineyağması için açık bırakılmıştır.Türbe’nin içindeki yan odada iki büyük oğlu ile bir kızının mezarları bulunmaktadır. Sultanlıktan kendi isteğiyle ayrılan ilk ve son hükümdar olan II. Murad, Bursa’da gömülen son Osmanlı Padişahıdır.1451’de Edirne’de hayatını kaybeden Sultan 2.Murad, 1443’te kaybettiği büyük oğlu Alaaddin’in yakınına gömülmek istediği için cenazesi Bursa’ya getirilmiş ve küçük oğlu Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılan bu türbeye gömülmüştür. Mezarının bulunduğu bu türbe ölümünden önce 1937’de kendisi tarafından yaptırılmıştır.Gösterişten hoşlanmayan II. Murad’ın türbesi oldukça sade ve anıtsaldır. Sıradan bir vatandaşın mezarından farklı değildir, Türbenin kubbesi, 2. Murat’ın vasiyeti gereği mezarın yağmur sularıyla ıslanması için gökyüzüne açık olarak yapılmıştır. Sultan II. Murad vasiyetinde kendisi böyle istemiş; öyle ki, Allah’şn rahmeti, ister güneş ve ayın parlaklığı, isterse Cennetin yağmuru veya çiği olsun, mezarımın doğrudan üzerine yağsın... diye vasiyet etmiş.2. Murad’ın oğlu Alaaddin (1419-1443) ile kızları Fatma ve Hatice’ye ait sandukalar da 2.Murat türbesinin içinden geçilerek ulaşılan sade odada bulunmaktadır.

II. Murad Medresesi:Günümüzde 1951 yılından bu yana “Verem Savaş Dispanseri” olarak hizmet veren medresenin dershane cephesindeki dekoratif tuğla işçiliği ve içerideki bazı çiniler ilginizi çekecektir.Bursa’nın en güzel medresesi olan yapı, geleneksel Anadolu üslubuna göre bir avlu çevresinde düzenlenmiştir. Avlu etrafında içlerinde birer ocak ve pencere bulunan on altı hücre sıralanmaktadır. Duvarlar moloz taş ve tuğla ile örülmüş olup, dershanenin duvarları ise firuze ve lacivert çinilerle süslenmiş olup, tuğla işçiliği görülmeye değer güzelliktedir. Caminin hemen bitişiğinde yer alan kare biçimli yapının avlusunda ise fıskiyeli bir havuz bulunmaktadır.

Muradiye İmareti:II. Murad camii’nin kuzey doğusundaki dikdörtgen planlı bu yapı, yoksullara yemek vermek üzere yaptırılmıştır. Günümüzde “Darü’z Ziyafe” adıyla lokanta olarak hizmet veren 13 x 40 metre boyutlarındaki bu yapı 1420’li yıllarda yaptırılmıştır.

II. Murad Hamamı:1426 yılında Muradiye Külliyesi’ndeki talebelerin yıkanması için yaptırılan Hamam, bugün Külliye Bahçesi’nin dışında kalmıştır. Uzun yıllar harap durumda kalan hamam kamulaştırılarak özürlülere yönelik merkez olarak yeniden düzenlenmesi planlanmıştır.

Muradiye Çeşmesi:II. Murad Camii’nin güneyinde, bahçe kapısının girişinde sağ taraftaki çeşme, orijinalliğini yitirmiş olsa da çok eski olduğu tahmin edilmektedir.Kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen çeşmenin bir musluğu ve bir yalağı bulunmaktadır.Muradiye Medresesi’nin batısındaki diğer çeşme tuğladan yapılmış olup, sivri kemerli bir nişin içinde musluk ile bir yalak vardır. Tuğla süslemesi açısından orijinal bir çeşmedir.

Muradiye Türbeleri:Bursa’yı “Osmanlı Türbeleri şehri” imiş gibi gösteren, Muradiye Külliyesi içinde, II. Murad Camii’nin kuzeyindeki birbirine çok yakın mesafelerde bulunan 12 türbedir. Fatih Sultan Mehmed’den itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan bu yapı kompleksinde;Fatih Sultan Mehmed’in annesi Hüma Hatun (Hatuniye) Türbesi, II. Murad’ın oğlu şehzade Alaaddin Türbesi, şehzade Ahmet Türbesi, Fatih’in oğlu şehzade Mustafa (Cem Sultan) Türbesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu şehzade Mustafa Türbesi, Sultan II. Bayezid’in eşi Şirin Hatun Türbesi, II. Bayezid’in diğer eşi Gülruh Hatun Türbesi,Fatih Sultan’ın ebesi Ebe Hatun (Gülbahar Hatun) Türbesi,II. Bayezid’in oğlu şehzade Mahmud Türbesi,II. Bayezid’in gelini Mükrime Hatun Türbesi, Fatih Sultan’ın eşlerinden Gülşah Hatun Türbesi ile Saraya mensup kimselerin (Cariyelerin)gömülü olduğu Cariyeler/Saraylılar Türbesi bulunmaktadır. Muradiye’deki 12 türbeden başka, hazirenin dış tarafında şair Ahmet Paşa Medresesi ile Süleyman (Karşı Duran) Türbesi ve Muradiye Konağı yer almaktadır. 

Cariyeler & Saraylılar Türbesi:Caminin batısında yer alan ve XV. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen türbede yatan iki kadının kim oldukları bilinmiyor. Her yanı açık olan Türbenin, Sultanlara ayrılan özel bölümde yer almasını düşünerek burada yatanların kimlikleri ve Sultan ailesiyle olan ilişkileri konusunda hikâyeler, söylenceler anlatmakta özgürsünüz.

Hüma Hatun Türbesi:1449’da yaptırılan türbe, Muradiye camiini doğusundadır. Hatuniye Sultan ya da Ak Türbe olarak da adlandırılan türbede Fatih Sultan Mehmed’în annesi Hüma Hatun yatmaktadır.Girişi eyvanlı ve altı köşe planlıdır. Türbenin içindeki kalem işi madalyon ilginizi çekebilir.Türbede ikinci sandukanın kime ait olduğu bilinmiyor.

Şehzade Ahmet Türbesi:Muradiye Camisi’nin güneydo¤usunda, bahçedeki ilk büyük türbedir. Sultan II. Bayezid’in akrabalarının türbesi olarak ta bilinen türbede;Şehzade Ahmet’in dışında kardeşi Şehzade Mehmed (ölm. 1512), oğlu Şehzade Şehin Şah(ölm 1511) ile Sultan Bayezid’in hanımı Bülbül Hatun ile Şehzade Ahmet’in kızı Kamer Sultan ve Sultan Bayezid’in kızı Safa Sultan’ın gömülü olduğu söylenmektedir.Türbe kapısından içeri adımınızı attığınızda ilk dikkatinizi çekecek şey simsiyah ve parlak mavi duvar çinileri ile açık ve toprakla doldurulmuş mezarlar olacaktır. Kalem işleri ile dikkati çeken türbenin iç duvarları sekizgen turkuvaz çinilerle kaplanmıştır. 

Şehzade Mustafa Türbesi:Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu olan ve üvey annesi Hürrem Sultan tarafından Padişah olmaması için boğdurulan (1553) Şehzade Mustafa’nın gömülü olduğu türbe; lale, karanfil desenleriyle süslü İznik çinileriyle donatılmıştır. Çinilerin üzerinde kalan bölümler, kubbe  ve mihrap da zengin kalem işleri ile dekore edilmiştir.Sultan II. Murad ve Şehzade Alâaddin türbelerinin güneybatısındaki Türbe içerisinde Şehzade Mustafa’dan başka Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Orhan (1558-1562), Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi, Şehzade Mustafa’n›n annesi Mahi Devran Hatun (ölm.1580) ve kime ait olduğu bilinmeyen bir çocuk mezarı bulunmaktadır. 

Gülşah Hatun Türbesi:Fatih Sultan Mehmed’in eşi, Şehzade Mustafa’nın annesi Gülşah Hatun’un (ölm.1486) türbesi,XV.yüzyılda yaptırılmış olup, Muradiye bahçesindeki en küçük türbedir.Türbe, dıştan dışa 6.55x6.50 m. ölçüsünde kare planlıdır. Girişte küçük bir eyvan olup, üzeri sekiz köfleli bir kasnağın taşıdığı kubbe ile örtülüdür.Bezeme olarak içeride yalnızca basit kalem işlerinin bulunduğu görülmektedir.Türbede Gülşah Hatun’dan başka, Sultan II.Bayezid’in oğlu Şehzade Ali de gömülüdür. 

Mükrime Hatun Türbesi:Gülşah Hatun Türbesi’nin yanındadır. Fatih Sultan Mehmed’in ilk eşi, Dulkadiroğlu’nun kızı Mükrime Hatun’un (ölm.1517) türbesi kare planlı olup, sekiz köşeli bir kasnak üzerine kubbe örtülüdür. Duvarlar üç sıra tuğla bir sıra kesme taştan örülmüştür.İçerisi basit bir mihrap ile XVI. yüzyıl kalem işleri ile dekore edilmiştir. Geç devirlerde bu bezemenin üzerine onların özelliğini bozacak şekilde bir bezeme daha yapılmıştır.Türbe içerisinde Mükrime Hatun’dan başka Sultan II.Bayezid’in oğlu Şehzade Korkud (1465-1513), Şehzade Alemşah’ın kızı Fatma Sultan (1495-1522) gömülüdür. 

Şehzade Mahmud Türbesi:Külliye bahçesinde, Mükrime Hatun ile Ebe Hatun Türbelerinin ortasındadır. Sultan II.Bayezid’in oğlu Şehzade Mahmud (1475-1506)için annesi Bülbül Hatun tarafından yaptırılan türbenin sekiz köşeli bir planı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür. Duvarları üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan örülmüştür. Giriş kapısı dıştan basık, içten Bursa tipi kemerlidir.İçerisi pencere üstlerine kadar lacivert, turkuaz  renklerde altıgen çinilerle bezenmiştir. Ayrıca bunların dışında kalan alanlar ve kubbe çok renkli kalem işleri ile dekore edilmiştir.Kapı ve pencere kapakları orijinaldir. Türbede Sultan II.Bayezid’in Bülbül Hatun’dan doğma oğlu, Saruhan valisi iken ölen Şehzade Mahmud,Padişahın diğer oğlu Şehzade Musa(1490-1512), Şehzade Orhan (1494-1512) ve Şehzade Emir ve Bülbül Hatun gömülüdür. 

Cem Sultan & Şehzade Mustafa Çelebi Türbesi:Şüphesiz ki bu türbeler içinde 1474/79 yıllarında yapılan Fatih’in oğlu Şehzade Mustafa Türbesi’ni özellikle gezmenizi tavsiye ediyoruz.Çünkü altıgen planlı bu türbe, talihsiz Sultan Cem Sultan’ın mezarını barındırmaktadır.1495’te öldüğü İtalya’dan ancak 1499’da getirilerek Şehzade Mustafa Türbesi’ne gömülen Fatih Sultan’ın üçüncü oğlu Cem Sultan, babasının ölümünden sonra kısa bir dönem Bursa’da Padişahlığını ilan etmiş, adına para bastırmış ve hutbe okutmuştu. Ne var ki 18 gün süren saltanatı, ağabeyi Sultan II. Bayezid tarafından dağıtılmış ve 1482’de adamlarıyla birlikte Rodos Şövalyelerine sığınmıştı. 13 yıl Avrupa’da dolaşan Cem Sultan Roma’da öldü.“Cem’in ölüm haberini alan ağabeyi Sultan II.Bayezid, üç günlük yas ilan ederek gıyabi cenaze namazını kıldırdı. Cem’in cesedi sadık adamları tarafından ilaçlanarak Gaeta denilen yerde toprağa verildi. 1499’da Napoli Kralı tarafından Osmanlılara teslim edildi, Bursa’ya getirilip Cem’in ağabeyi Şehzade Mustafa için yaptırılan türbeye defnedildi. Bu tarihten itibaren de bu türbe “Cem Sultan Türbesi” olarak anılmaya başlandı ki, bu türbe, Muradiye’nin en güzel türbesi olarak ziyaret edilmektedir.Kubbe ve duvarlar zengin kalem işleri ile bezelidir.Duvarlar pencere üzerlerine kadar altıgen firuze çinilerle kaplıdır. Giriş kısmı mermerdendir. Cem Sultan’ın sandukasının yanında kardeşi Şehzade Mustafa ile II. Bayezid’in (ya da Fatih Sultan’ın) Sultan Abdullah ve Alem Şah adlı iki oğluna ait olduğu söylenen iki sanduka daha bulunmaktadır. 

 

Ebe Hatun (Gülbahar) Türbesi:Muradiye haziresinde yer alan, Fatih Sultan Mehmed’in ebesine ait olan türbe, 4.46x4.46 m. ölçüsünde, kare planlı olup, taş ve tuğla ile örülmüş ayakları birbirine bağlayan sivri kemerler üzerine oturmuş bir kubbe ile örtülüdür.Ancak, türbenin yanları açıktır. Osmanlı mimarisindeki açık türbeler grubundan olan bu türbenin içerisinde yerden bir metre yükseklikte mermerden Ebe Hatun’un sandukası bulunmaktadır. 

Gülruh Sultan Türbesi:Muradiye haziresinin batısında bulunan bu türbe, 1502 yılında ölen Sultan II.Beyezid’in karısı ve Alem Şah’ın annesi Gülruh Sultan’a aittir.Türbe kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür. Türbe girişi sivri kemerli küçük bir eyvan biçimindedir. Kalem işleri ile bezeli olan duvarları sonradan badana ile örtülmüş ve dönemine uygun olmayan bezemelerle süslenmiştir. Türbenin kapı ve pencere kapakları XVI.yüzyıla ait orijinal örneklerdir.Türbede Gülruh Sultan’dan baflka kızı Kamer Sultan, Alem Şah’ın oğlu Osman Bey ve kızı Fatma Sultan’a ait sandukalar bulunmaktadır. 

Şirin Hatun Türbesi:Caminin batısında yer alan türbe XV yüzyılın sonlar›nda yapılmış olup kare planlıdır. Kapı ve pencereler orijinal olup kasnak pencereleri renkli camlıdır. Türbede mermerden yapılmış üç sanduka bulunmakta olup, II. Bayezid’in hanımı Şirin Hatunun sandukası ortadadır. Diğer sandukalar Şehzade Abdullah’ın hanımı Ferahşah Sultan ile kızı Aynişah Sultan’a aittir. 

Muradiye Bahçesi & Haziresi:Muradiye Camisinin arka tarafında, girişte sol tarafta yer alan ağaçlarla bezeli bahçe içindeki haziredeki mezar taşlarına bakarak ölümün güzelliğine ya da sessizliğine şahit olabilirsiniz.

Bu web sayfasında HTML5 ve CSS3 kullanılmıştır. | Copyright © 2012 FATİH TOPAL