Bayramda beslenme önerileri

Ramazan ayının son demlerine yaklaştığımız bu günlerde herkesi bayram telaşı sarmaya başladı. Hanımlar evlerde bayramı bayrama yakışır bir şekilde karşılamak için dip köşe temizlik yaparken, çarşıda da esnaf bayram hazırlığı içerisinde. Pazar yerleri, sokaklar rengarenk lokum ve şekerlemelerle bezenmiş, pastaneler baklava ve tatlılarını evde yapmayanlar için bayrama özel sipariş alınır yazılarını iliştirmişler bile camlarına. Bu sene ramazan bayramı diğer adıyla şeker bayramı yine şeker tadında geçeceğe benziyor. Ancak 30 günlük oruç sonunda bayrama kavuşmanın verdiği özgürlük hissi çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirebiliyor. Bunların önüne geçmek için uygulayacağınız küçük ipuçlarıyla bayramı daha huzurlu ve rahat geçirebilirsiniz.

BAYRAMI BAYRAM TADINDA GEÇİRMENİZ İÇİN KÜÇÜK ÖNERİLER

Öncelikle bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlayın. Sonraki süreçte hafif besinler tercih edin az ve sık yemeye özen gösterin. Lokmalarınızı iyice çiğnedikten sonra yutun. Öğünlerinizde salataya mutlaka yer verin. Salata sindirim sisteminizi posayla destekleyip olası GİS sorunların, ani kan şekeri ve tansiyon yükselmelerinin önüne geçer. Gün içerisinde sıvı tüketiminizi 1,5-2 litre civarında tutun. Sıvı tüketimini arttırmak için öğünlerinizde ayran, meyve suyu, hoşaf gibi içeceklere yer verin.

Toplumumuzda bayramlar yeme içme ile eş değer tutulup günler öncesinden baklavalar, sarmalar, dolmalar özenle hazırlanır. Geleneklerimizin yaşatılması ve bayram heyecanının tüm sıcaklığıyla yaşanılması açısından hoş bir uygulama olan bu ikramlarımız oruçtan henüz çıkmış bünyelerde bazen bayramı zehire dönüştürecek tahribatlar yapabiliyor. Bu nedenle gideceğiniz yerlerde neyi ne kadar yemeniz gerektiğini önceden ayarlayıp yeri geldiğinde "hayır" diyebilmek daha sağlıklı ve rahat bir bayram geçirmenizi sağlayabilir. Yıl boyu yorucu iş temposu neticesinde bayramı bir tatil fırsatı olarak gören ve birkaç günlüğüne de olsa tatil köylerine kaçanlardansanız da yine beslenmenize özen gösteriniz.

  • Açık büfe tarzı yiyecek sunumu yapan yerlerde tabağınızı her gördüğünüzle doldurmaktan kaçınmalısınız.
  • Aşırı yağlı, tuzlu, şekerli yiyeceklerden mümkün mertebe uzak durarak yaptığınız sağlıklı seçimlerle hem damağınızı şenlendirip hem vücudunuzu yıpratmamış olacaksınız.
  • Unutmayın bayramın tadı sadece yiyip içerek çıkartılamaz. Gittiğiniz yerlerin tarihi ve turistik yerlerini gezerek hem hareket eder hem de kültürel zenginliğinizi arttırmış olursunuz.
  • Oruçtan çıktıktan sonra eski beslenme düzeninize bir anda dönmek yerine bayramın bir tür geçiş dönemi olduğunu bilip midenize aşırı yüklenmelerden kaçının.
  • Oruç tutarken 2-3 öğün olan beslenmenizi 4-5 öğüne çıkartmak yani yemek aralarında meyvelere yer vermek acıkmanızı önleyip daha rahat etmenizi sağlayacaktır.
  • Yemek yerken porsiyonlarınızı küçük tercih edin. Tabağınızı tıka basa doldurmaktan kaçının.
  • Kızartmalar, ağır et yemekleri yerine ızgara ve fırında pişirilmiş az yağlı yemekler tercih edin.
  • Sofranızda salata ve yoğurda yer verin.
  • Sindirim ağızda başlar, eğer yiyeceklerinizi iyi çiğnerseniz hem midenizi yormamış olursunuz, hem de doyma hissinizi arttırıp fazla yemeyi önlersiniz.
  • Su tüketmeye özen gösterin. Susuzluğunuzu çay, meşrubat, meyve suyu ile gidermekten kaçının.
  • Misafirliğe gittiğiniz her yerde yemek zorunda değilsiniz. Hamur işi tatlılar yerine sütlü tatlı ve dondurmaları tercih edin veya ev sahibesini kırmadan sunulan ikramı reddedin.
  • Şeker hastaları, kronik böbrek ve tansiyon hastalarının diyetine uygun hafif tatlılar ikram edin ve bu insanlara ısrarcı olmaktan kaçının.
  • Yürüyerek gidilecek mesafelerde aracınızı kullanmak yerine yürümeyi tercih edin. Asansör yerine merdivenleri kullanın.
  • Çocuklarınızın aşırı şeker ve çikolata yiyerek boş enerji alıp iştahlarının kapanmasına engel olun.
  • Şeker tadında bir bayram geçirmeniz dileğiyle!

Diyetisyen FERİDE AĞIR

Bu web sayfasında HTML5 ve CSS3 kullanılmıştır. | Copyright © 2012 FATİH TOPAL