Kurtarabilirsiniz

Meme başı akıntısı kadınlarda meme ile ilgili en sık rastlanan 3'üncü şikayet. Mamografi ve ultrason gibi yöntemler ise bu akıntıların nedenini belirlemede çoğu zaman yetersiz kalıyor. Bu nedenle kadınlara birçok gereksiz operasyon yapılıyor.

Meme başı akıntıları özelliklerine göre tehlikeli ve kolay tedavi edilebilecek tehlikesiz akıntılar olarak ikiye ayrılıyor. Ancak şüphe çeken ve tehlikeli gibi görülen birçok meme başı akıntısı yüzünden kadınlar bıçak altına yatıyor ve bunun önemli bir dezavantajı var. 100 operasyonun sadece 20'sinde kanser tespit ediliyor. Bu demek oluyor ki operasyon geçiren her 100 kadından 80'i kanser dışında, daha az önemli rahatsızlıklar nedeniyle bıçak altına yatmış oluyor.

İlk kez Türkiye'de Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Bender'in geliştirdiği duktoskopi yöntemiyle kadınlar gereksiz yere bıçak altına yatmaktan kurtulmuş oluyor. Hem de eğer kanser varsa yeri tam olarak tespit edilip, operasyonun hedefi tam 12'den vurması sağlanıyor. Tıp literatürüne de giren tekniği Doç. Dr. Ömer Bender, hürriyet.com.tr'ye anlattı.

MEMEDE EN SIK GÖRÜLEN 3'ÜNCÜ ŞİKAYET

Kadınların meme şikayetlerinde en çok görülen birinci şikayet ağrı, ikincisi kitle, üçüncüsü ise meme başı akıntısı. Peki, meme başı akıntısı doktorlar tarafından ne zaman korkutucu olarak değerlendiriliyor. Dr. Bender türleri şöyle açıklıyor:

NE ZAMAN TEHLİKELİ

- Tek memeden geliyorsa,

- Kanlı bir akıntıysa,

- Şeffaf ve açık renkli,

- Akıntı tek kanaldan oluyorsa bir kanser belirtisi olabiliyor.

Eğer birkaç kanaldan geliyorsa akıntı ve iltihaplıysa da yine sebebini öğrenmek şart olsa da büyük bir ihtimalle daha masum bir sebebi var. Ancak bazen hem şüphe çekici hem de masum görünen iki akıntı aynı anda kendini gösterebiliyor. Bu durumda doktor da kararsız kalabiliyor. Mecburen tetkik yapılması gerektiğinde duktoskopi devreye giriyor.

ABD'de meme başı akıntısı ile ilgili bir kongreye de davet edilen Dr. Bender, kulak burun boğaz hekimlerinin kullandığı cihazı meme başı akıntısında kullanılmak üzere uyarladı. Cihazın çok küçük, milimetrik kalınlıktaki ucu ile memedeki süt kanallarına girerek akıntının nedeni anlaşılıyor.

 

Duktoskopinin faydaları ise şunlar:

Her şeyden önce mamografi, röntgen gibi testlerin yetersiz kaldığı anlarda devreye giren duktoskopi, teşhiste çok daha başarılı. Duktoskopi yapılmadan, süt kanalları temizlendiğinde bazen kanal içinde akıntıya neden olan kitle, tüm zararıyla orada duruyor ancak kitle alındığı için artık belirti de vermemeye başlıyor. Böylece kitle kanserliyse, belirti vermeden büyümeye devam ediyor. Duktoskopi kullanıldığında ise kitlenin yeri tam olarak tespit ediliyor. Hatta hedefi tam 12'den vuruyor ve kanserli kitlenin hangi derinlikte, hangi kanalın içinde olduğunu tam olarak tespit ediliyor. Duktoskopiyi yapan doktor bu bölgeyi işaretleyerek, operasyonu yapacak doktorun kolayca kanserli hücreleri bulmasını sağlıyor. Hatta bazen çok erken evredeki, küçük lezyonlar duktoskopi sırasında çekilip yok edilebiliyor ve operasyona gerek kalmıyor. Dolayısıyla tedavi edici bir özelliği de var.

Buse ÖZEL / Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. haber linki

Bu web sayfasında HTML5 ve CSS3 kullanılmıştır. | Copyright © 2012 FATİH TOPAL